^Yukarı Cık
  
  
  
Get Adobe Flash player

Bizi Takip Edin

Auzef Çocuk Gelişimi Lisans Ders Notları ve Sınavları

Anne Çocuk Beslenmesi 6.Ünite Gebelikte Beslenme

GEBELİKTE BESLENME

Gebelik, hayatın kritik dönemlerinden biridir. Bu yüzden, gebelik döneminde beslenmeye, besin ögelerinin çeşitliliğine ve miktarına dikkat edilmelidir. Bu dönemdeki beslenme düzeni hem anne hem de bebeği için önemlidir. Anne adayı gebelik döneminde zararlı maddelerden (sigara, alkol kullanımı, kimyasallar) uzak durmalıdır. Gebelik dönemde kilo alımının ideal değerlerde olması gereklidir. Anormal kilo alımı ya da kilo kaybı sakıncalıdır. Normal kiloda olan gebe kadının gebelik boyunca alması gereken kilo miktarı, 10-14 kg’dır.

Beslenme Tarzı ve Doğurganlık

Tek başına hiçbir gıdanın doğurganlığı arttırdığı kanıtlanmış olmasa da besleyici değeri yüksek gıdalar ve sağlıklı beslenme tarzı; üreme sistemine ve fiziksel sağlığa katkıda bulunur. Beden kitle indeksi 30’un üzerinde olan kadınların, beden kitle indeksi 30’un altında olan kadınlarla kıyaslandığında gebe kalmalarının daha uzun zaman aldığı belirlenmiştir. Doğurganlığın azalmasıyla bağlantı kurulan bazı zararlı alışkanlıklar sigara içmek, alkol kullanımı ve orta ile yüksek miktardaki kafein tüketimidir. Kahve, çay, enerji içecekleri ve çikolata kafeinin ana kaynaklarıdır.

Gebelik öncesi bir kadının günde 1200 mg kalsiyum alması gerekmektedir.

Gebelik öncesi günlük olarak en az 400 mcg folik asit takviyesi alınmalıdır. Folik asit güçlendirilmiş kahvaltılık mısır gevreği, turunçgiller, kurutulmuş bezelye ve fasulye gibi yeşil yapraklı sebzelerde bulunmaktadır.

Gebelikte Beslenme

Gebelik diyet yapmak için uygun bir süreç değildir. Aksine temel besin ögelerini tüketmede zirvenin yaşanacağı bir dönemdir. Aşermeler vücudun belli bir besine ihtiyacı olduğunu anlatan işaretlerdir. Örneğin sürekli dondurmaya veya diğer süt ürünlerine aşermek, vücudun proteine ve kalsiyuma ihtiyacı olduğu anlamına gelmesi mümkündür. Sağlıklı ve işlem görmemiş yiyeceklerle beslenmek, anne adayıyla aynı gıdaları paylaşan doğmamış çocuğun mümkün olan en iyi başlangıcı yapmasını sağlar. Gebelik döneminde sağlıklı yiyecekler yemek; sağlıklı kalma ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için çok önemlidir.

Gebelikte Farklı Beslenme Modelleri

Günümüzde gebelik döneminde anne adayları bazı beslenme modellerini benimseyerek hamilelik dönemlerini bu tür bir diyete dayandırarak geçirmeyi seçebilirler. Bu noktada annelerin süreğen hastalıkları, beslenme seçimleri (vejetaryen, vegan olma vb.), gebeliğin seyri etkili olmaktadır.

İşlem Görmemiş Yiyeceklerle Beslenme:

İşlem görmemiş yiyecek, topraktan hasat edildikleri formlarına en yakın olan yiyeceklere denir. Anne adayının ve dolayısıyla bebeğinin bu yiyeceklerle beslemesi, yenilen her şeyin doğanın amaçladığı mümkün olan en iyi besleyici formlarında olmasını garantiler.

İşlem görmemiş belli başlı yiyecekler şunlardır:

  • Meyve ve sebzeler
  • İşlem görmemiş tahıllardan yapılan makarnalar
  • Ekmekler ve tahıl gevrekleri
  • Baklagiller ve soya fasulyesi suyundan yapılan peynirleri; çerezleri
  • Organik yumurtalar, tavuklar, balık ve yağsız etler
  • Zeytin ve susam yağları
  • Süt ürünleri

İşlenmemiş Tahıllarla Beslenme:

Esmer pirinç ve diğer işlenmemiş tahıllar

Vejetaryen Beslenme:

Vejetaryenler et ya da hayvansal kaynaklı gıdaları hiç tüketmeyen ya da sınırlı olarak tüketen kişiler olarak tanımlanmaktadır. Vejetaryen beslenme biçimleri lakto vejetaryen, ovo vejetaryen, lakto-ovo vejetaryen, vegan vb. olarak sınıflandırılabilmektedir. Vejetaryen beslenmesi genellikle beden kütle indeksi, toplam serum ve kolesterol seviyesi ile tansiyonun daha düşük olmasını sağlayarak kalp hastalıkları, hipertansiyon, felç, tip 2 diyabet ve belirli kanser türlerinin vejetaryen olmayanlara kıyasla daha az gözlenmesine neden olmaktadır. Bununla birlikte, vejetaryenlerin sağlığın korunması ve bazı kronik hastalıkların risklerinin azaltılması için tek tip beslenme sonucu eksiklikleri belirlenen vitamin B12, vit D, Omega 3 yağ asitleri, kalsiyum, demir ve çinkoyu diyetlerinde yeterli miktarda almaları önemlidir

Gebelikte Besinler ve Besin Öğeleri Alımı

Gebe bir kadının sağlıklı bir çocuk dünyaya getirmesi ve kendi sağlığını koruması ve iyilik halini sürdürebilmesi için hemen her besin ögesinden ihtiyacı kadar tüketmesi gerekmektedir. Bu besinler şu şekilde sıralanabilir.

Sağlıklı Yağlar: Omega-3 e Omega-6 Yağ Asitleri

Omega-3 yağ asitleri anne adayının ve bebeğinin gelişimi için oldukça önemli olan yağlardandır. Dokosaheksaenoik (DHA) balıkta bulunan önemli yağlardan bir tanesidir; bu yağ bebeğin doğum öncesi ve sonrası sinirsel gelişimi için hayati öneme sahiptir. Gebelikte ringa balığı, somon, sardalye, uskumru, alabalık gibi kirlilikten en az seviyede etkilenmiş, civa oranı düşük balıkları tercih etmek iyi bir seçim olacaktır.

Süt Ürünleri

Gebelik döneminde anne adayı süt ürünlerini tercih etmelidir. Genelde klasik süt ürünleri çok az miktarda antibiyotik, hormon ve böcek ilacı içerir. Eğer süt ürünleri pek tercih edilmiyorsa, kalsiyum alımı koyu yeşil yapraklı sebzelerden, çerezlerden ve deniz bitkilerinden sağlanır.

Et

Beyaz veya kırmızı et aşırıya kaçılmadan tüketildiğinde, anne adayı ve çocuğu için hayati önem taşıyan protein kaynaklarındandır. Süt ürünlerine kıyasla organik et daha iyi bir besindir ve giderek daha ulaşılır hale gelmiştir

Balık

Bünyesinde omega-3 yağ asitlerini ve proteini bolca bulundurur. Fakat son zamanlarda civa ve deniz kirliliği sebebiyle bazı balıkların aslında daha iyi bir seçim olmadığı gerçeği birçok raporda belirtilmiştir. Gebeler kirliliğe maruz kalmış balıklardan kaçınmalıdır.

Su

Gebe kadınlar daha sık susarlar. Su, doğadaki en değerli besindir ve susuzluk hissinden kurtarır. Her sabah içilecek bir büyük bardak su, gebelik esnasında çok sık yaşanan kabızlık sorunu için bilinen en etkili şifa kaynağıdır. Su, her ne kadar öyle gözükmese de aslında temel besin maddesidir.

Gebelik Döneminde Dikkat Edilmesi Gereken Besinler

Yumurta

Yumurta iyi pişmiş olmalıdır, eğer yumurta çiğ ya da az pişmiş olursa şiddetli besin zehirlenmelerine neden olan salmonellanın oluşmasına neden olur. Salmonella genelde ishal, bulantı, kusma ve halsizlik gibi belirtilerle dışa vurur ve besin zehirlenmesine sebep olur

Pastörize Olmamış Yiyecekler

Pastörize olmayan sütten yapılan peynirlerde listeria adında bir bakteri bulunmaktadır. Bu bakteriden dolayı düşük, erken doğum veya doğum kusurları oluşması mümkündür. Peynir alınca üstünde “Pastörize edilmiş sütten yapılmıştır.” ibaresinin olup olmadığına bakılmalıdır. Pastörize sütten yapılmamış ürünlerden kaçınılmalıdır

Az Pişmiş ya da Çiğ Et

Özellikle gebelikte iyi pişmiş etler yenilmeli; salam, sucuk, sosis vb. şarküteri ürünlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Gebelik süresince özellikle kültürümüzde yaygın olan çiğ köfte gibi çiğ etle hazırlanan gıdaların tüketilmemesi gerekmektedir.

Siyah Çay

Gebelik döneminde anne adayında normalin üstünde kansızlık ve demir eksikliği olur. Demir emilimini azalttığı için çaydan olabildiğince uzak durulması gerekir.

Çiğ ve Kabuklu Deniz Ürünleri

Çiğ deniz ürünleri zehirlenmeye neden olabileceği için midye, istiridye, karides gibi çiğ ve az pişmiş kabuklu deniz mahsullerini gebelikte tüketmemek gerekir. Ton balığının içinde civa vardır, o yüzden mümkün olduğunca ton balığından kaçınmak gerekir.

Kahve ve Gazlı İçecekler

Hem anne adayının hem de çocuğun sağlığı için kahveden ve gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır.

Bitki Çayları

Gebelik döneminde anne adayı ada çayından uzak durmalıdır. Çünkü ada çayında bulunan thojene adındaki bileşen, gebelikte yüksek tansiyona ve düşüğe neden olmaktadır. Ihlamur ve rezene dışında fazla bitki çayı tüketilmemelidir.

Alkol

Gebelik döneminde alkol bebekte anomaliye neden olabilmektedir. Bu dönemde çok alkol alınırsa, bebek gelişemez ve beyin hasarı nedeni ile normal bir şekilde öğrenemez.

Tuz Kullanımı

Gebelikte vücutta sıvı tutulması, gebeliğin normal seyrinin bir parçasıdır ve bu sürecin kesintiye uğraması çok tehlikelidir. Preeklampside ani kilo alımı ve sıvı tutulması tuz alımıyla ilgili değildir. Bu yüzden anne adaylarının aşırıya kaçmadığı sürece yemeklerine yeterince tuz koymalarında bir sakınca yoktur.

Zararlı Kimyasallar ve Zehirler

Zararlı kimyasal ve zehirlerin doğum kusurlarına, erken doğuma ve düşüğe sebep olması mümkündür. O yüzden gebelik döneminde kadın bunlardan kaçınmalıdır. Başlıca kimyasal ve zehirler şunlardır:

  • Böcek ilaçları (ot ve böcek öldürücüler)
  • Su veya boyada bulunan kurşun
  • Bazı temizlik malzemeleri ve ürünleri (çamaşır suyu vb. )
  • Karbonmonoksit
  • Boya ve boya incelticiler

Fast-Food

Gebeler ayaküstü denilen hamburger, ketçap, mayonez, patates kızartması cips gibi besinleri asla yememelidir.

Gebelik Döneminde Alınması Gereken Besin Öğeleri

Gebelik döneminde besin ögelerinin yeterli ve dengeli alınması son derece önemlidir. Bu besin ögeleri ve gebelikteki etkileri aşağıda sunulmuştur.

Karbonhidratlar

Karbonhidratlar bitkisel besinlerde yaygındır. İnsanların ve hayvanların yapamadığı halde; yeşil yapraklı bitkiler, güneş enerjisi, su ve karbondioksiti kullanarak karbonhidrat sentezler. Karbonhidratlar vücudumuzun enerji kaynağıdır.

Proteinler

Gebelik döneminde hayatın diğer dönemlerine kıyasla proteine daha fazla ihtiyaç vardır. Proteinler fetüsün gelişmekte olan dokuları için yapı taşlarını sağlar. Gebe kadınların günde yaklaşık olarak 70 gram proteine ihtiyacı vardır. Yani normalden 25 gram fazlasına ihtiyaç duyarlar

Yağlar

Yağlar doymuş ve doymamış olmak üzere ikiye ayrılırlar. Doymuş yağ, oda sıcaklığında katı halde bulunur. Bunlar etten, süt ürünlerinden ve bazı bitkilerden temin edilmektedir. Doymamış yağlar, oda sıcaklığında genellikle sıvı haldedirler. Zeytinyağı, ayçiçeği yağı ve fıstık yağı gibi bitkisel kaynaklıdır. Trans Yağlar Margarinlerde, bisküvi, kraker ve cipsler gibi unlu mamuller başta olmak üzere hazır ürünlerde bulunur. Trans yağların plasentaya geçtiği ve fetal dokulara zarar verdiği bilinmektedir. Gebelik sırasında trans yağlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerekir

Vitaminler

A vitamini; yağda eriyen büyümede, gözde, diş gelişiminde, epitel dokunun sağlığında rol alan, hastalıklara direnç kazandıran, protein sentezinde önemli görevler alan bir vitamindir.

Gebelikte D vitamini işlevinin anne ve fetüs için tam etkisi tanımlanmamıştır. Güneş ışınlarından yararlanmayan ve anne sütüyle beslenmeyen çocuklara da ilk aydan 3-5 yaşa kadar D vitamini verilmesi gerekebilmektedir.

E vitamini oksitlenme önleyici özelliği barındıran yağda eriyen bir vitamindir. Kalp, karaciğer, pankreas, yağ dokusu ve emziren annenin göğsünde depolanır. Vücutta A vitaminini kullanabilmek için E vitaminine ihtiyaç vardır.

C vitamini suda eriyen, kemik diş ve damar sağlığını koruyan bir vitamindir. C vitamini demirin bağırsaklardan emiliminde vücudun hastalıklara karşı korunmasını sağlayan bağışıklık sistemi direncinin arttırılmasında metabolizmadaki biyokimyasal süreç için gereklidir.

K Vitamini Yağda eriyen vücutta kanın pıhtılaşması için gerekli olan etmenlerden biridir. En çok karaciğerde olmak üzere çeşitli organlarda depolanır bu nedenle fazla tüketimi önerilmez.

B vitaminlerinden olan Tiamin (B1) ve riboflavin (B2) vücut hücrelerinde var olan enerjinin serbest bırakılması için gereklidir. B(12) Vitamini Alyuvarların yapımında ve olgunlaşmasında rol alan sinir sistemi sağlığında önem taşıyan yalnız hayvansal besinlerde bulunan bir vitamindir. Suda erir ve sıcaklığa dayanıksızdır. Emilimi zor bir vitamindir. En iyi kaynakları somon balığı, kırmızı et ve yumurta sarısıdır.

Gebelik döneminde folik asit günlük alınması gereken bir vitamindir. Gebelik öncesinde ve gebeliğin ilk üç ayında takviye alınması gerekmektedir.

Mineraller

Gebelikte Alınması Gereken Günlük Mineral Miktarları

Mineral            Miktar

Kalsiyum         1100-1400 mg

Demir  27-30 mg

Fosfor  700mg

İyot      30 mg

Çinko  15-30 mg

Magnezyum    450-700mg

Gebelikte Kilo Alımı

Gebelikte uzmanlar 10-14 kg almayı tavsiye etmektedirler. Ancak ülkemizde yapılan bir araştırmada gebelik süresince 10-14 kg alan annelerin oranını %34,4 iken, 15 kilo ve üzerinde alanların oranı %60,3 olarak tespit etmiştir. Aynı araştırma 9 kilo ve altında alanların oranının ise %5,3 olduğunu bulmuştur

Kaynak: acikogretim.istanbul.edu.tr

Copyright © 2013. Anaokullu.Net Rights Reserved.